Toplum

Yazar: Mustafa Acungil

Mustafa Acungil, mesleğini şöyle tanımlar: Karmaşık konuları hızlı ve iyi öğrenip özümseyerek, bunları kolay ve keyifli anlaşılacak şekilde insanlara sunmak. Profesyonel iş yaşamı bu tanıma dayalı olduğu gibi, bir şair ve bir yazar olarak yaptığı da bundan farklı değildir. Zihninin derinliklerinden ya da belki uzayın bir yerinden çekip çıkardığı ve keyif alınabilir kelimeler zincirine dönüştürdüğü eserler sunmayı hedefler. İletişime geçmek için: http://tr.linkedin.com/in/acungil http://www.facebook.com/mustafa.acungil http://www.instagram.com/acungil http://twitter.com/acungil http://plus.google.com/+MustafaAcungill

ilişkisel şema dediğin…

VERİ KİTABI 5: İLİŞKİSEL ŞEMA DEDİĞİN BİR BAKIŞ AÇISI Ama ne güzel bir bakış açısı! Ne kadar yararlı bir veri şeması! Uzmanlığımın uzunca bir dönemi neredeyse sadece ilişkisel veri tabanları üzerine, bu bakış açısında geçti. İnceleyelim. Bir taşla iki kuş, hem şema örneği hem veritabanı giriş. İlişkisel veritabanları nesneler ve ilişkileri üzerine kurguludur. Temel yapısı […]

Read More

yapısallık ve şemalar

(Veri kitabı, yazı: 4) Modellemeden bahsettiğimize göre veriye biraz daha yakından bakabiliriz. Bir veri modeli, temel olarak dünyada var olan bir şeyleri veri olarak ifade etmek anlamına geliyor. Ama nasıl ifade edeceğiz modelimizde? Bunun kuralları var. Veriyle uğaşan insanların pek çoğu, verinin modellenmesi üzerine çok da kafa yormaz. Çünkü uzmanlık alanları, belirli bir veri modelleme […]

Read More

Eğitimde kitle kaynak kullanımı

  Bakanımız sağolsun, eğitimde reformu öğretmenlerle yapmak gerektiğini vurguladı. Güzel bir adımdı. Büyülendik, ben de doğruyu bulduk sandım bir süre. Ama durun… Bu da başka bir yanlış. Yapmamız gereken kitle kaynak kullanımı. Peki ya kitle kaynak kullanımı nedir? Bir sorun ya da işle ilgili örgün kadrolarınızı kullanmak yerine yaygın daha geniş kitleye dönmek ve onları […]

Read More

Çoklukta boğuluyor olabilir miyiz?

Dijital geleceğin kritik tuzaklarından birisi: İlgi bombardımanı. İlgili olduğunuz konulara erişim çok kolay. Ama her konuya da erişim çok kolay. İlgi çokluğu zihnimizi felç ediyor olabilir mi? İLGİ OBEZLİĞİBu öyle tehlikeli bir obezlik ki, bütün hayatınızı dumura uğratabilir. 300 kilo bir bedenle sıfır harekete mahkum olmasanız da, benzer bir ilgisel ucube haline gelip sıfır harekete […]

Read More

Dijital dönüşümü anlamak

Dijital dönüşümü anlatmak için kaseti biraz geriye sarayım… Ben çocukken, yakın çevrede sadece bizim evde telefon vardı. Santral memuru diye bir görevli olurdu. Santraller analogdu. Görevli memur görüşmek isteyenleri birbirine bağlardı. Şehir dışını arayacağınız zaman, belirli bir saatte görüşmeyi ayarlaması için santrali arayıp talebinizi yazdırmanız gerekirdi. Komşular şehir dışındaki akrabalarını, tanıdıklarını aramak istediklerinde bizim telefon […]

Read More

Dijital Dünya Dijital Topluluk

Dijital Dönüşüm ve İnsan’ın kurucu kurul üyelerinden birisi sevgili bilim insanımız Sinan Canan. Sinan Hocanın önderliğini yaptığı oluşumlardan biri de Açık Beyinler. Ben de Açık Beyinlerde faal durumdayım. Açık Beyinlerde oluşmaya başlayan ana çalışma gruplarından biri de çocuklar için bilim ve eğitim üzerine. Yaklaşık bir aydır yürüttüğümüz bu oluşumla ilgili Trello’da çalışma alanımız var. Google’da […]

Read More

Modelleme

Veriyle ilgili anlamamız gereken en önemli kavramlardan birisi modelleme. Aslında sadece veri açısından değil, dünyadaki varlığımız, yaşam biçimimiz, ürettiğimiz kültürler gibi çok önemli kavramları anlamak için modellemeyi anlamalıyız. Model, gerçekte var olan çok detaylı bir yapıya karşılık gelecek şekilde kurguladığımız sanal bir yapıdır. Her model kurgudur. Her model eksiktir. Her model belirli ölçüde yalandır. Ama […]

Read More

Eskiden veri mi vardı?

Çocukluğumdan çok az şey hatırlıyorum. Bir tanesi hayal meyal şöyle bir şey… O zaman televizyonlar siyah beyazdı ya hani, hayat ama renkliydi. Geçmişin, tarihin siyah beyaz olduğunu düşünürdüm. Öyle ya yaşanan şeyler renkli ama aktarılan herşey siyah beyaz. O zaman tarih, geçmiş, eskiler de siyah beyaz olsa gerek. Nasıl böyle bir düşünceye sahip olmuşum bilmiyorum. […]

Read More

Neden bu kitabı yazıyorum?

Yıllar önceydi. Üniversite okuyordum. Ve yanında pek çok şey yapıyordum. Memlekete gitmiştim ve kısa olup olmadığını pek de hatırlamadığım bir tatilin ardından dönecektim. Herkesle kapıda görüşüp el öperken, babam “Oğlum, işine bak.” demişti. Çok ve işimden başka şeylerle ilgilendiğimi düşünüyordu sanırım. Hala çok şeyle ilgileniyorum. Okuduklarım, yazdıklarım, işlerim, görüştüklerim, üniversitelerim, kitaplarım… Pek çok. Ama işime […]

Read More

Çoklu kanallardan gelişim ve geleceğin belirsizliği üzerine

Kaçak bir yazı yazıyorum. Editörlerimize bile söylemedim 🙂 SEO kurallarını da boşverdim. Resim bile yok. Ama paylaşmasam olmayacak bir düşünce düştü düşgücüme. Şu kendi kendine giden arabalar var ya büyük yatırımlar yapılan. Onlar belki de ticari seviyeye çok kısıtlı olarak çıkacak. Neden biliyor musunuz? Sizce bu kadar fazla araba kullanmaya ihtiyacımız olacak mı gelecekte de? […]

Read More