Dijital Dönüşüm Dalgasının Üzerinde Eşitler Ağıyla Sörf Yapmak

Peer to peer network diyorlar ya… Bakın Türkçe karşılığı ne kadar güzel: Eşitler ağı.

Kişisel olarak alanımda önemli çalışmalarım var, ama bunların değeri katlarca kez artırabilsem bile kısıtlı olur. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın derler ya hani… Ya da tek çiçekle bahar gelmez de derler… Hedefimiz, bir liderin ardında sönükleşmeden, eşitler ağı şeklinde geleceğe hazırlanan bir oluşum. Tabii ki bunu elde etmek için yine öne düşmesi gerekenler olacak. Ama o öne düşenlerin hedefi kendi arkalarında bir kalabalık oluşturmak değil, kendi eşitleri olarak gördükleri güçlü bir ağ oluşturmak olmalı.

Bir düşünce deneyi yapalım… Sizce mesela son elli yılda bilim tarzı Nobel ödülü almış olan insanların onda biri çocukluklarında bir sebeple ölmüş olsalardı, Batı dünyasında bilim şu anki halinden geride olur muydu? Farazi bir soru ama ben böyle vahim bir durumda bile mevcut durumdan daha geride olacaklarını pek sanmıyorum. Çünkü, beğenelim ya da beğenmeyelim, Batı dünyası bilim konusunda bir ‘ortam’ oluşturmuş durumda. Bu ortam bilim insanlarından oluşan ve kabaca eşitler ağı modunda bir ağ ortaya çıkarmış bulunuyor. Her biri yerinde çok ağır olan ve diğerlerinden daha öncü bazı bilim insanlarına işaret edebilirsiniz. Ama o insanların çalışmalarında bile, peşlerinden yakın bir mesafede takip eden kişiler vardır. Hatta pek çoğunun çalışmalarını besleyen ve geliştiren, çok daha anlamlı hale getiren çalışmalar başka bilim insanları tarafından yapılmıştır. Neredeyse hiçbir öncüyü dokunulmaz bir saygınlıkta görmeyen, herbirini alt etmek için yüzlerce başka bilim insanının çalıştığı bir ağ bu.

Benzer bir durumu, İslam Dünyasının bilimde ileri olduğu Ortaçağ dönemlerinde görmekte mümkün. Bilimle uğraşan yüzlerce, binlerce insan… Bir kişiden değil her biri yüzlerce başka kişiden beslenen bir ağ… Önce çırağı olduğu kişilere sonradan ustalık yapan insanlar…

Dijital dönüşümle başa çıkmak tek bir insanın işi değil. Üç beş insanın işi de değil. Hayatın pek çok yönünü etkileyen pek çok açılımı var. Çok farklı branşlardan insanların çalışmalarını bir araya getirmeleri gerekiyor. Üstelik toplumun küçücük bir kısmında bir farkındalık oluşması da yeterli değil. Bu konudaki uyanıklığın, çözüm arayışlarının, geleceğe hazırlanma yaklaşımlarının toplumun geneline yayılması gerekiyor.

Ben, şimdilik bu çalışmalarda öncü bir rol oynuyorum. Dileğim odur ki, kısa sürede geniş bir ağ oluşturalım. Dileğim odur ki, kendi alanlarındaki parmak ısırtacak çalışmaları ve işbirlikleriyle beni gölgede bırakan çok sayıda insanımız çıksın.

İşte bu yüzden, kendi bloglarım ya da sosyal medya ortamlarım yerine, buradan, bu toplu oluşumumuzun çekirdeği olacak yapıdan sesleniyorum sizlere.

Buranın tüketicisi olmak yok! Herbirinizi beraber üretmeye davet ediyorum. Tehlikede olan gelecek hepimizin. Yapılacak yeni toplumsal sözleşme hepimizi etkileyecek.

eşitler ağı
eşitler ağı

Küçük bir ek: Bu resim bir ağı temsil ediyor. Ama aynı zamanda beynimizin içini temsil ettiğini düşünmek de mümkün. Beynimiz bile çok sayıda ağın işbirliğiyle o olağanüstü işini yapabiliyor. Bir elin nesi var…

%d blogcu bunu beğendi: