Toplum

Bugünün Başlangıcı Üzerine: Dünyanın İlk Modern Bilim Politikası

Giriş

Bilim Politikaları bağlamında savaşa ve savunmaya değil, hayata ve ekonomiye yönelik ilk bilim politikası hazırlık süreci; dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi Direktörü Vannaver Bush’a talebiyle başlamış ve Vannevar Bush’un hazırladığı raporla beraber kurulan kurumlar ve yapılan yasal düzenlemelerle devam etmiştir. Bu makalenin önemi bu mektupları Türkçeye çevirerek ilk modern bilim politikalarının başlangıcına öncülük eden mektupları okura sunmasında yatıyor. Burada yapılan çevirinin amacı; şu anda Amerika’da gelinen nokta olan İnovasyon Devleti’ne ulaşma sürecine, bugünün hikayesinin başlangıcına ışık tutmaktır.

1-KISA BİLGİLENDİRME

Franklin D. Roosevelt

Birinci Dünya Savaşı’nda bilim ve teknolojinin savunma için ne denli kritik olduğunun öne çıkması, ABD Cumhurbaşkanı Franklin D. Roosevelt’i 1933 yılında ilk kez bir Bilim Danışma Kurulu kurmaya yöneltmiştir. Bu kurul ‘Büyük Buhran’a bilime yatırım yaparak cevap verilmesi gerekliliğini ileri sürmüştür fakat önerinin yasalaştırılması sağlanamamıştır (Kiper, 61).

Vannevar Bush

Ekonomik, toplumsal, siyasî hedeflere erişebilmenin bir aracı olarak; ulusal bazda, tekno-ekonomik strateji ve politikalar ortaya koymak yeni bir olgu değildir. Bu tür yaklaşım ya da uygulamalar neredeyse modern sanayi kapitalizminin tarihi kadar eskidir. Fakat bugün anladığımız anlamda bir ‘bilim politikası’ tasarımı ilk kez II. Dünya Savaşı sonrasında gündeme gelmiştir. Ondan sonra da ‘bilim politikaları’ önde gelen bütün pazar ekonomilerinde siyasî gündemin en önemli konu başlıklarından biri olmuştur. Söz konusu bilim politikalarının ilk örneği; ABD Başkanı F. D. Roosevelt’in 1944 Kasım’ındaki isteği üzerine Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi’nin o zamanki Direktörü Dr. Vannevar Bush’un hazırlayıp Başkan’a sunduğu “Science – The Endless Frontier [Bilim – Sonsuz Ufuklar]” başlıklı rapordur (Bush, V., 1945) (Göker, 3).

1.2. Mektup Çevirileri

1.2.1. Franklin D. Roosevelt’ten Vannevar Bush’a Mektup

Başkan Roosevelt’in 2. Dünya Savaşı’nın sonlanmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde bilimsel araştırmanın geleceği ile ilgili dört temel konuda Vannevar Bush’un önerilerini almak üzere kendisini yazdığı mektubun çevirisi aşağıdadır:

1. KISIM

Kaynak: http://scarc.library.oregonstate.edu/coll/pauling/war/corr/sci13.006.4-roosevelt-bush-19441117-02.html

Amerikan gençliğinde bilimsel yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için etkili bir program önerilebilir, böylece bu ülkede devam eden bilimsel araştırmanın geleceği, savaş sırasında yapılanlarla karşılaştırılabilir düzeyde güvence altına alınabilir mi?


2. KISIM
Kaynak: http://scarc.library.oregonstate.edu/coll/pauling/war/corr/sci13.006.4-roosevelt-bush-19441117-02.html

BEYAZ SARAY

WASHINGTON

KASIM 17, 1944

Sayın Dr. Bush:

Yöneticisi olduğunuz Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi, bilimsel araştırmayı koordine etmede ve savaştaki en önemli teknik sorunların çözümüne mevcut temel bilgileri uygulamada eşsiz bir takım çalışması ve işbirliği deneyini temsil eder. Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi’nin çalışmaları en üst düzeyde gizlilik içinde gerçekleştirildi ve herhangi bir şekilde kamuoyu tanınırlığı olmadan sürdürüldü; ancak bunun net sonuçları, dünyanın dört bir yanındaki savaş alanlarından gelen topluluklarda bulunabilir. Bir gün başarılarının hikâyesinin tamamı anlatılabilir.

Bununla birlikte, bu deneyde bulunacak derslerin barış zamanlarında kârlı bir şekilde kullanılamamasının bir nedeni yoktur. Bilimsel Araştırma ve İyileştirme Ofisi ve üniversitelerdeki ya da özel sektördeki binlerce bilim insanı tarafından geliştirilen bilgi, teknik ve araştırma deneyimi, ulusal sağlığın iyileştirilmesi, yeni işler getiren yeni işletmelerin yaratılması ve ulusal yaşam standardının iyileştirilmesi için önümüzdeki barış günlerinde kullanılmalıdır.

Şu dört ana noktada önerilerinizi almak istiyorum.

Birincisi: Savaş emrimiz sırasında bilimsel bilgiye olan katkılarımızı en kısa sürede dünyaya duyurmak için askeri güvenlik ve askeri otoritelerin önceden onaylanmasıyla tutarlı bir şekilde neler yapılabilir?

Bu tür bilgilerin dağıtılması, yeni girişimleri teşvik etmemize, geri dönen askerlerimiz ve diğer çalışanlarımız için iş sağlamamıza ve ulusal refahın iyileştirilmesi için büyük adımlar atmamıza yardımcı olmalıdır.

İkincisi: Bilimin hastalığa karşı savaşına özel atıfta bulunmak suretiyle, gelecekte tıpta ve ilgili bilimlerde yapılan çalışmaları devam ettirmek, bir program düzenlemek için şimdi ne yapılabilir?

Bu ülkede, yalnızca bir veya iki hastalıktan kaynaklanan yıllık ölümlerin, bu savaşta kaybettiğimiz toplam yaşam sayısından çok daha fazla olması, gelecek nesillere borçlu olduğumuz görevlerimizin bilincinde olmamızı sağlamalıdır.

Üçüncüsü: Hükümet şimdi ve gelecekte kamu ve özel kuruluşların araştırma faaliyetlerine yardımcı olmak için ne yapabilir? Kamuoyu ve özel araştırmaların uygun rolleri ve birbirleriyle olan ilişkileri dikkatlice düşünülmelidir.

Dördüncü: Amerikan gençliğinde bilimsel yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için etkili bir program önerilebilir, böylece bu ülkede devam eden bilimsel araştırmanın geleceği, savaş sırasında yapılanlarla karşılaştırılabilir düzeyde güvence altına alınabilir mi?

Zihnin yeni sınırları bizden öndedir. Gelecek nesiller de bizlerle aynı vizyona, cesarete ve bu savaşı sürdürürken gösterdiğimiz öncülüğe sahiplerse, daha dolu ve daha verimli bir istihdam ile daha dolu ve daha verimli bir yaşam yaratabiliriz.

Umarım, çalışma arkadaşlarınız ve fikrini almak isteyebileceğiniz diğer kişilerle istişarenizi yaptıktan sonra, tüm sorularla ilgili çalışmalarınızın tamamlanmasını beklemek yerine, görüşlerinizi uygun bir raporlama ile bildirmeye hazır hissettiğiniz konularda tavsiyelerinizi benimle önden paylaşırsınız.

Saygılarımla,

                                                                                                                                   (s)

Franklin D. Roosevelt

Dr. Vannevar Bush,

Bilimsel Araştırma ve Geliştirme Ofisi

Washington, D.C.

1.2.2. Vannevar Bush’tan Henry Truman’a

Vannevar Bush’un, Franklin D. Roosevelt’in vefatıyla yerine gelen Henry S. Truman’a Roosevelt’in isteği üzerine hazırladığı raporla ilgili bilgilendirmede bulunduğu mektubu, Türkçe çevirisiyle birlikte, aşağıdadır:

Bilimsel ilerleme, bir ulus olarak güvenliğimizin, iyileşen sağlığımızın, daha fazla işin, daha yüksek yaşam standartlarının ve kültürel ilerlememizin temel anahtarıdır.

İLETİŞİM MEKTUBU

BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME OFİSİ

1530 P Sokağı, NW.

Washington 25, D.C.

25 Temmuz 1945

SAYIN DEVLET BAŞKANI:

17 Kasım 1944 tarihli bir mektupta, Başkan Roosevelt aşağıdaki hususlarda önerilerimi istedi:

(1) Savaş emrimiz sırasında bilimsel bilgiye olan katkılarımızı en kısa sürede dünyaya duyurmak için askeri güvenlik ve askeri otoritelerin önceden onaylanmasıyla tutarlı bir şekilde neler yapılabilir?

(2) Bilimin hastalığa karşı savaşına özel atıfta bulunmak suretiyle, gelecekte tıpta ve ilgili bilimlerde yapılan çalışmaları devam ettirmek, bir program düzenlemek için şimdi ne yapılabilir?

(3) Hükümet şimdi ve gelecekte kamu ve özel kuruluşların araştırma faaliyetlerine yardımcı olmak için ne yapabilir? Kamuoyu ve özel araştırmaların uygun rolleri ve birbirleriyle olan ilişkileri dikkatlice düşünülmelidir.

(4) Amerikan gençliğinde bilimsel yeteneklerin keşfedilmesi ve geliştirilmesi için etkili bir program önerilebilir, böylece bu ülkede devam eden bilimsel araştırmanın geleceği, savaş sırasında yapılanlarla karşılaştırılabilir düzeyde güvence altına alınabilir mi?

Cumhurbaşkanı Roosevelt’in mektubunda, bilim ifadesiyle kastının biyoloji ve tıp da dahil olmak üzere doğa bilimleri olduğu açıktır. Soruları buna göre yorumladığımı belirtmek isterim. Sosyal bilimler ve beşeri bilimler gibi diğer alanlarda ilerleme de aynı şekilde önemlidir; ancak raporumda sunulan bilim programı acil ilgi ve alaka gerektirmektedir.

Başkan Roosevelt’in sorularına cevap ararken, bu konularla ilgili olarak tavsiyelerde bulunmak üzere özellikle nitelikli seçkin komitelerden yardım aldım. Komiteler bu hususlara hak ettikleri ciddiyetle dikkatlerini vermiştir. Gerçekten de bunu bilimsel araştırmalara atıfta bulunarak ülke politikasını şekillendirmeye katılmak için bir fırsat olarak gördüler. Birçok toplantı yaptılar ve resmi raporlar sundular. Komitelerin üyeleri ve çalışmalarıyla yakın temas halindeydim. Hazırladıkları tüm verileri ve Başkan Roosevelt’in mektubunda belirtilen hususlara sundukları önerileri inceledim.

Bununla birlikte sunduğum rapor bana ait olsa da; gerçekler, sonuçlar ve tavsiyeler bu soruları inceleyen komitelerin bulgularına dayanmaktadır. Raporumun kısa olması gerekliliğinden ötürü, komitelerin tam raporlarına ancak ek olarak dâhil ediyorum.

Birkaç komitenin tavsiyelerini uygulamak için tek bir mekanizma esastır. Böyle bir mekanizma teklif ederken, komitelerin spesifik önerilerinden bir miktar ayrıldım, ancak teklif ettiğim planın komite üyeleri tarafından tamamen kabul edilebilir olduğundan emin oldum.

Öncü ruh bu ulus içerisinde hala güçlü. Bilim, görevi için araçlara sahip olan öncü için büyük ölçüde keşfedilmemiş bir hinterlandı sunuyor. Hem ulus hem de birey için bu tür keşiflerin ödülleri büyüktür. Bilimsel ilerleme, bir ulus olarak güvenliğimizin, iyileşen sağlığımızın, daha fazla işin, daha yüksek yaşam standartlarının ve kültürel ilerlememizin temel anahtarıdır.

Saygılarımla,

V. Bush, Yönetmen

BİRLEŞİK DEVLETLER BAŞKANI,

Beyaz Saray,

Washington DC.

2. BUGÜNÜN BAŞLANGICI ÜZERİNE

İkinci Dünya Savaşı’nın kazanılmasında bilim ve teknolojinin oynadığı can alıcı rol, 1945 yılında Vannevar Bush’un ABD Başkanı’na sunduğu ‘Bilim, Sonsuz Sınır’ adlı raporla (Science, the Endles Frontier), ABD devlet politikalarında temel ve uygulamalı bilimlerin önemini perçinlemiş, 1950 yılında çalışmaya başlayan Ulusal Bilim Kurumu (National Science Foundation) gibi akademik ve özel sektöre araştırma ve geliştirme fonu sağlayan çeşitli kurumların oluşmasını sağlamıştır (Kiper, 61).

Modern bilim politikalarını diğerlerinden ayıran ana unsur Roosevelt’in mektubu, Vannovar’ın mektup ve raporunda vurguladığı gibi savunma ve savaş merkezli değil, hayat ve ekonomi üzerine temellenmiş olmasıdır. Böylece bilim ve teknolojinin ölüm üzerine verilecek olan kararları değil, hayat üzerine verilecek olan kararları etkilemesinin önü açılmış, devletler modern sistemde bilim ve teknoloji rehberliğini benimsemiştir.

ABD, Science – The Endless Frontier’da önerilen politikayı uyguladı. Ama, uygulamada görüldü ki, hayat ‘doğrusal model’de öngörüldüğü gibi akmıyor. Etkileşim gerekli, ancak bilim dünyası etkileşime yeterince açık değil. Bu tespitler, zamanın Bilim ve Teknoloji 5 Politikası Ofisi Direktörü D. Allan Bromley’in 4 Ocak 1993’te, Başkan George Bush’a, onun da Kongre’ye sunduğu “Science and Technology [Bilim ve Teknoloji]” raporunda sunuldu. Sonucunda, doğrudan girişimciyi destekleyici kurumsal ve yasal düzenlemeler oluşturulmaya başlandı (Göker, 4-5). İlerleyen süreçte ise bilim ve teknoloji politikaları, teknolojinin ekonomik ve toplumsal bir faydaya dönüştürülebilmesi (inovasyon) politikalarını da kapsar hâle geldi. Bununla birlikte inovasyon faaliyetlerinin teşvikine ilişkin kurumsal ve yasal düzenlemeler siyasî gündemde çok daha fazla ağırlık kazanmaya başladı (Göker, 7).

KAYNAKÇA

Göker, Aykut (13-16 Haziran 2006). Bilim Politikalarında Ulusal Boyut: Dünya Örnekleri ve Türkiye, Ulusal Bağımsızlık İçin Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı, İnönü Üniversitesi İİBF, Malatya.

Kiper, Mahmut (2013). Biyoteknoloji Sektörel İnovasyon Sistemi, Ankara: TTGV.

Mektup ve Rapor üzerine detaylı bilgi için: https://www.nsf.gov/about/history/vbush1945.htm

%d blogcu bunu beğendi: