Toplum

Dijital Dönüşüm ve Dijital Nesil

Dijital dönüşüm nedir? Dijital dönüşüm herhangi bir şeyi internet üzerinden yapamayınca şaşırmaktır. Çocuklardan “Osmanlı’da internet var mıydı?” gibi bir sorunun gelebilmesidir…

Herhangi bir şeyi internet üzerinden yapamayınca şaşıran benim: 97 doğumlu Esmanur Acungil. “Osmanlı’da internet var mıydı?” sorusunu soran da kardeşim: 2004 doğumlu Ayçagül Acungil.

Sizlere bazı işleri nasıl hallettiğimi anlatmak isterim. Ne kadar dijital olduğumu görelim:

  1. Taksi çağırmam gerekiyor. Evden taksi çağırmak istediğim zamanların ancak %5’inde bir taksi durağını aramışımdır. 10 kez desek, bunun 8’inde de “Durakta taksi yok.” yanıtını almışımdır. Verimsiz. Ne yapıyorum? BiTaksi veya Uber kullanıyorum. BiTaksi daha hesaplı oluyor, daha hızlı geliyor dolayısıyla çoğunlukla onu seçiyorum. En kolayı neyse tercihim o. Bu arada ödeme işini de telefondan ödeme emri vererek yapıyorum. Cüzdan çıkarmamak da olayın en sevdiğim yanlarından.
  2. Toplu taşıma kullanımım nasıl? Trafi ve Mobiett diye iki uygulama kullanıyorum. Trafi’de nereye gitmek istediğimi seçiyorum, tüm toplu taşıma güzergâhını seçeneklerle önüme sunuyor. Nadiren zamanları falan tam tutturamıyor sadece. Mobiett de İETT’nin uygulaması. Durakları, otobüsleri, konumlarını ve sefer saatlerini gösteriyor. Fakat o sefer saatlerine hiç uyulmayabiliyor… Gerçek zamanlı veri bakımından eksiği çok. Bu yüzden pek hoşnut olmuyorum. Çünkü biz “dijitaller” kolay da beğenmiyoruz. Mesela ben neden hala akbil çıkarıyorum da Mobiett uygulamasında bir barkod okuyucuyla otobüse konulacak bir barkodu okutarak ödeme yapamıyorum diye sorgulamaktayım.
  3. Biraz da yaşlıların dijital dönüşümünden bahsedecek olursak, geçen dedeme bizim Mobiett uygulamasının bir başka versiyonunu indirdim. Antalya’da oturduğundan Antalya’da bu iş için olan uygulamaya baktık. O Mobiett’ye göre de daha başarısızdı. Ama dedem çok memnun oldu tabii, çünkü önceden hayatında böyle bir şey yoktu. O hemen beğendi, büyük kolaylık dedi.
  4. Dedemden bahsetmişken o bi de SGK gün hesabına, sigortanın yatırılmasına çok takıntılıdır. Hep takip etmek ister. Benim de stajlarımdan dolayı sigortam yatmıştı. Bakmak istedi, e-devlet uygulamasını indirdim baktık, ona da indirdim kendi işlerine de oradan bakıyor. Önceden bu bilgiyi öğrenmek için nereye gidiliyordu bilmiyorum bile.
  5. 2014’ten beri üniversitede okumaktayım, mezuniyet seneye 2019’da inşallah. 2014’ten beri özel ders veriyorum. Bu derslerde çoğunlukla ilköğretim, kimi zaman lise seviyesinde öğrencilerim oluyor. Bir zamanlar benim soru sorduğum öğretmenlerimin yaptığı gibi onların hiçbir sorusunu geçiştirmiyorum ya da ben bunu araştırayım haftaya anlatırım demiyorum. İnterneti açıp o an gerekli araştırmayı yapıp soruyu cevaplıyorum. Bilmiyor gözükmekten gocunmuyor, öğrenciye de araştırmayı öğretiyorum.
  6. İTÜ’de dersler öğrencilere atanmıyor, ders seçmemiz gerekiyor. İyi bir şey bence, böylece programını kendine göre oluşturabiliyorsun. Babam da aynı üniversiteden mezun. Eskiden binalar arasında koştururlarmış ders seçebilmek için. Şu an bu sistem online, telefondan bile yapıyoruz. Hatta 5 10 dk içinde dersini seçemeyen öğrenciler krizlere giriyor, stres yaşıyor çünkü çoğunluk 1. dakika içerisinde seçimini tamamladığından kontenjan doluyor.
  7. Yine İTÜ’de Ninova ve İTÜ Mobil diye sistemlerimiz var. Bu İTÜ Mobil uygulamasını telefonuma yüklüyorum ve yemekhanede ne çıkacak, kartımda ne kadar bakiye kalmış, ring ne zaman gelecek, hoca ödev vermiş mi, sunumları yüklemiş mi her şeyi görüyorum. Hatta şöyle bir şey yaşamıştık, bir hoca koyduğu sınava yönelik soruların cevaplarını sisteme dosya olarak eklemiş, duyuru koymamıştı. Duyuru konunca öğrencilere bildirim gidiyor, her dosya yüklenmesinde bildirim gitmiyor. Öğrenci arkadaşım öğretmene şuna benzer bir şey söyledi: “Biz öğrenciyiz, ajan değiliz ajanlık yapmamızı beklemeyin.” Çünkü mükemmel dijital hizmete alışık, bildirimle haberdar edilmemiş olmasına inanamadı. Çünkü o “dijital”.
  8. Bizim evde musluk bozuldu mu, mobilyaya bir şey oldu mu hep problem olurdu. Bu işi yapacak usta tanımıyorduk. Armut diye bir uygulama ile tanıştırdım ailemi, bana söylüyorlar artık böyle şeyleri ve ben Armut üzerinden ilan veriyorum. Muslukçular tekliflerini gönderiyor, yıldızı bol olup en ucuz fiyat verene yaptırıyoruz. Nerede dijital orada kolaylık. Ailecek mesuduz.
  9. Şimdilerde uğraştığım bir konu da lisemizin mezunlar derneğinin açılışı. Bana kalırsa inanılmaz prosedürlü bu olaylar. Aslında çoğu işlem DERBİS isimli online sisteme alınmış ama kuruluşta yine Dernekler Müdürlüğü, Vergi Dairesi, Noter gezmek gerekiyor. İnanıyorum ki bunların hepsi de pdfler göndermemiz yoluyla olacak gelecekte, çünkü dijitalleşme sürüyor ve dijital yeni nesil bu sistemle yaşayamaz.
  10. Aniden bir şey lazım oldu mu bakkala inip alınır değil mi? Bizde hafta sonu rutin alışverişler yapılır, ani bi şey lazımsa sadece bakkal kullanılır. Ben bakkal da pek kullanmıyorum, inmeye üşeniyorum ve çırakları da her zaman 5 dakikada getirmiyor, yarım saat de sürebiliyor. E ben de Getir kullanıyorum. Telefondan verdiğim siparişi 10 dakika içerisinde kapıma ulaştırıyor.
  11. Alışveriş yapmayı severim. Morhipo olsun Trendyol olsun markalara indirimli ulaşmamı sağlayan uygulamaları zaten kullanıyorum. Ama bir de mağazası olan markalara gelelim. Zara mesela. Mağazaya gittiğim kadar uygulamasında da geziyorum. Herhangi bir yoruculuğu yok. Bak bak bırak, veya al evde dene olmazsa mağazadan veya kargoyla iade gönder. Dijital hep daha kolay.
  12. Arkadaşlarımla toplantılar, buluşmalar organize etmek sık yaptığım bir şeydir. Bunun için de şimdi Doodle diye bir uygulama kullanıyorum. Herkes uygun olacağı günlere tik atıyor, en çok tiki olan gün buluşma için belirleniyor. Basit bir fikir ama dağınık Whatsapp mesajlarının yerine kullanınca inanın ilaç gibi.
  13. Uçakla, otobüsle, deniz otobüsüyle çok kere seyahat ettim, ediyorum. Bunlara aldığım biletlerin %95ini online almışımdır. Konser bileti, tiyatro bileti hepsinde bu geçerli. Sinemayı hala gişeden alıyorum çünkü hep yer oluyor J
  14. Bir müşteri olarak bazen firmalara yönelik şikayetlerim oluyor. Ne yapıyorum? Gidip mağazadaki personelle kavga etmiyorum. Eski nesiller bunu yapardı muhtemelen. Ben Twitter’dan yazıyorum, koskoca İTÜ Maslak’ta bir Garanti ATMsi olmaz mı diye isyan ettim, o gün cevap döndüler ve sanırım o ay falan ATM açıldı. Gidip Maslak’ta bir şubede birine çatsam ne elde edecektim? Geçenlerde bir sigorta firmasında çalışan bir eğitmenimiz firmaların batma ihtimalleri hesaplanırken Şikayetvar.com üzerindeki şikayet sayılarına da bakıldığını söyledi. Şikayet sayısı belli bir sınırı geçtiyse 6 ay içerisinde o firmanın batma olasılığı oldukça yükseliyormuş, bilginize.

Size Yandex’i veya herhangi başka bir navigasyon uygulamasını falan anlatmadım. Ya da bir arama motorunu, Google’ı anlatmadım. Whatsapp’ı, Facebook’u bile anlatmadım. Bunlar olay değil artık. Bir üst neslim, anne-babamın yaş grubu da bunların hepsini kullanıyor zaten. Benimsenmiş bunlar. Daha ileriyi anlattım. Benden 7,5 yaş küçük kardeşim de “Osmanlı’da internet var mıydı?” diye soruyor işte, bakalım o nasıl yaşıyor olacak 7-8 sene sonra…

 

%d blogcu bunu beğendi: