Toplum

Dijital dönüşümü anlamak

Dijital dönüşümü anlatmak için kaseti biraz geriye sarayım…

Ben çocukken, yakın çevrede sadece bizim evde telefon vardı. Santral memuru diye bir görevli olurdu. Santraller analogdu. Görevli memur görüşmek isteyenleri birbirine bağlardı. Şehir dışını arayacağınız zaman, belirli bir saatte görüşmeyi ayarlaması için santrali arayıp talebinizi yazdırmanız gerekirdi. Komşular şehir dışındaki akrabalarını, tanıdıklarını aramak istediklerinde bizim telefon üzerinden santrale yazdırır, sonra da o saatte gelip konuşmalarını yaparlardı.

Televizyonu ilk ne zaman aldığımızı bilmiyorum, ama ilkokul 1’de bile İstiklal Marşı’na kadar o zamanlar tek kanal olan TRT-1’i izlerdim. Akşam sanırım 6-7 gibi başlardı yayın. Gece 12’de İstiklal Marşıyla biterdi. Hafta sonları sabah 10-12 saatleri arasında çocuklar için iki saatlik bir yayın olurdu. Sünnet olduğum gün, sabah yayını acılarımı unutmamda faydalı olmuştu. Bir gazetenin Pazarlama şirketinden aldığımız renkli televizyonun eve gelişini de hatırlıyorum.

İnternetin ortaya çıkışını gördüm; cep telefonlarının ortaya çıkışını da…

Şu an bambaşka bir dünyada yaşıyoruz. İki çocuğumun daha küçük olanı için, hatta ilki için de bu yazdıklarım tarih öncesi dönemler gibi.

Büyük bir değişim ve devrimin içinden geçiyoruz. Sadece yaşım itibariyle değil, veri üzerine 2000’den beri sahip olduğum kariyerle de bu devrimi birinci elden yaşıyorum. Ve gözlemlerde bulunuyorum. Okuyorum. Çıkarımlar yapıyorum. İçinde olduğumuz fırtınalı zamanlarda, büyüklüğü ve sürekliliği yüzünden göremez olduğumuz bu depremin hayatlarımızı nasıl etkilediğini anlamak ve geleceğe doğru daha nelerin olacağına ilişkin bir öngörü edinmek yaşamsal derecede önemli olabilir.

İyimser bir geleceğe gidiyoruz ama insanlık için iyimser olan bir gelecek bireylerin pek çoğu, hatta çoğunluğu için karamsar olabilir.

Doların yükselişinin, uluslar arası ilişkilerdeki çalkantıların ötesinde, bir dijital uçurumun iki yakası oluşuyor. Dijtal uçurum ülkeler arasında. Dijital uçurum aynı ülkede şehirler arasında.  Aynı şehirde firmalar arasında. Firmalar içinde kişiler arasında. Dijital devrime uyum sağlayıp dönüşebilen firmalar ve kişiler, daha az emekle, daha keyifli işler yaparak daha çok para kazanacaklar. Ama uçurumun yanlış tarafında kalan firmalar ve kişiler, sadece biraz rahatsız olmakla kalmayacaklar; ayakta durabilme becerilerini kaybetme riskiyle karşı karşıyalar.

İncik boncuğu boşverin… Saniyede hangi online mecraya ne kadar ne yükleniyor sayıları altında boğulmayın. Dijital dönüşümü kavrayıp kendinizi ve şirketinizi bu dönüşüm içinde nasıl konumladığınıza, konumlayacağınıza kafa yorun. Yoksa çok geç olabilir.

İşin özünü görebilmek için 24 Soruda Dijital Dönüşüm adlı kitabım sizlere fayda sağlayabilir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: