Toplum

Türkiye’de Mobil Uygulama Ekosistemi

Mobil uygulamalar dünyasının önemli veri ve istatistik bilimcilerinden olan AppAnnie , Türkiye’de Mobil Uygulama Ekonomisinin Durumu hakkında bir rapor yayınladı. Bu yazıda bu raporun sadeleştirilmiş bir biçimde çevirisini ve yorumlanmasını bulabilirsiniz. Raporun hepsine ise şuradan ulaşabilirsiniz.

Genel Bakış

Türkiye, akıllı telefon sektöründe oldukça gelişmiş bir pazar durumuna hızla gelmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da mobil uygulama pazarında da hatırı sayılır bir büyüklüğe ulaşmıştır. Uygulama indirme sayılarına bakıldığında 2018’de Türkiye, bir önceki yıla göre %6 büyüyerek dünyada bu alanda 8.sıradadır. İlk 3’te ise sırasıyla Çin, Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri yer almaktadır.

Ancak Türkiye, her ne kadar uygulama indirme ve kullanımında iyi bir konumda olsa da uygulama karlılığı açısından halen gelişmekte olan bir pazardır. Bu da aslında mobil uygulama yönetimi konusunda halen teorik ve pratik bir açlıkta olduğunu göstermektedir. Günümüzdeki birçok girişimin de ilk sarıldığı araç olan mobil uygulama, aslında hiç de yazdım, yayınladım ve bitti şeklinde yönetilecek bir şey değildir. Rapordaki bu veriler de ülkemizde maalesef bu işin genelde bu yönde yapıldığı konusuna ışık tutmaktadır.

Türkiye’de 2018 yılında yaklaşık 3 Milyar uygulama indirmesi gerçekleştirilmiştir. Özellikle 2015 yılı sonrasında ise satın almalarda ciddi artış gözlenmektedir. 2015 yılında yıllık 200 Milyon USD seviyesinde olan satın almalar, 2018 itibariyle %75 artış göstererek 350 Milyon USD seviyesine kadar yükselmiştir. Bu da aslında toplumun mobil uygulamalara bakış açısının gün geçtikçe değiştiğini, katma değer gördüğüne inandığı hizmet ve ürünlere para ödemeye hazır olduğunu göstermektedir. Uygulamalarda vakit geçirme konusunda ise tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de süreler oldukça artmış bir durumdadır. 2018 yılında günde ortalama 163 dakika uygulamalarda geçirilirken 2019’un ilk yarısında %7 artış göstererek 175 dakikaya kadar çıkmış durumdadır. 2019’un ilk yarısındaki bir diğer önemli veri ise mobil uygulama/mobil site oranıdır. Bu oran %90-%10 şeklinde mobil uygulama lehinedir. Bu da yine mobil uygulama kullanımına olan iştah ve alışkanlık açısından Türkiye’nin önemli bir pazar olduğunu göstermektedir.

Türkiye Pazarının Durumu

Türkiye’de mobil uygulama marketlerinin kıyasına bakıldığında beklenildiği üzere Google Play hakim oyuncudur. 2019 ilk yarısı itibariyle App Store karşısında %84-%16 şeklinde ezici bir üstünlüğe sahiptir. Ülkede Apple ürünlerinin fiyatları göz önüne alındığında aslında pek de sürpriz bir sonuç değildir. Özellikle daha gelişmiş olan Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bu oranların 67-33 ve 46-54 olduğu görüldüğünde bu oranın doğrudan alım gücüyle alakalı olduğunu söyleyebiliriz.

Geçirilen zaman açısından bakıldığında sosyal ağlar, iletişim ve oyunlar başı çeken kategoriler olarak dikkat çekmektedir. 2019’un ilk yarısı itibariyle araçlar kategorisinde bir artış söz konusudur. Bu da insanların uygulama kullanımında değişen alışkanlıklarına bir gösterge olabilir. İnsanlar önceleri mobil uygulamaları daha çok eğlence amacıyla kullanmaktayken (ki halen çoğunluk bu amaçla kullanılıyor) artık gündelik ihtiyaçlarında da mobil uygulamaları tercih eder hale gelmiş durumdalar. 2017-2018 arasında en çok gelişim gösteren kategorilerin alışveriş, yeme-içme, iş, sağlık ve spor olduğunu görmemiz ise buna bir dayanak olmaktadır.

Uygulama üreticilerine bakıldığında Türkiye menşeili uygulamalar pazarda önemli sayılabilecek noktalardadır denilebilir. 2018 yılında ülkede en çok kullanılan ilk 10 uygulama arasında 3, 2019 yılı ilk yarısı itibariyle de ilk 20 uygulamada 7 yerli uygulama yer almaktadır. Bu uygulamaların genelde kategorilerinin araçlar ve alışveriş olduğu görülmektedir. Bu da aslında toplumun, firmaların ve hatta devletin (e-devlet uygulaması da iki listede de bulunmaktadır.) dijitalleşmeye olan ilgisini çağrıştırmaktadır.

Sektörel Bakışlar

Mobil uygulama pazarında telekomünikasyon, eğlence, bankacılık, perakende ve oyun sektörleri penceresinden nasıl bir değişim olduğu incelenmiştir.

1. Telekomünikasyon

Telekomünikasyon sektörü akıllı telefonlarla birlikte en çok etkilenen sektörlerden birisi olmuştur. Akıllı telefonlar öncesinde müşteriye sundukları değerler daha çok kendi kontrol alanlarındayken (katma değerli servisler, özel içerik platformları gibi araçlarla) akıllı telefonlarla beraber bu sunulan değerler mobil uygulamalara geçmiştir. Bu da sektörün yeni gelir ve iş modelleri geliştirmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Böylece telekomünikasyon şirketleri de çeşitli alanlarda çeşitli mobil uygulamalar hizmete sunarak müşterilerinin başka bir mobil uygulamadan edinebileceği bir faydayı yine kendisinden uzaklaşmadan sağlayabilmesini hedeflemiştir. Günümüzde telekomünikasyon şirketleri ödeme araçları, eğlence, depolama, sosyal ağlar gibi birçok kategoride uygulamayla hizmet çeşitliliğini mobil uygulama dünyasında geliştirmektedir. Bunun yanı sıra self servis kanal olarak kullanılan mobil uygulamalarıyla da değişen ve dönüşen müşterilerinin ihtiyaçlarını olabildiğince bu kanallardan sağlayarak hem operasyonel verimlilik hem müşteri deneyimi anlamında kazanç sağlamaya çalışmaktadırlar.

2. Eğlence

Eğlence kategorisi dünya genelinde de olduğu gibi ülkemizde de oldukça vakit geçirilen bir kategoridir. Özellikle 2017-2018 arasındaki %68’lik geçirilen zaman artışı, eğlence sektörünün nasıl dijitalleşmeye başladığının bir kanıtı niteliğindedir. Dijtal yayıncılık, eğlence sektöründeki bu dönüşümün temel aktörlerinden birisi durumdadır. Özellikle Netflix sonrası yaşanan “devrim” ülkemizde de oldukça belirgin bir şekilde görülmüştür. Netflix ise halen eğlence kategorisinde açık ara en çok kullanılan mobil uygulamadır.

3. Bankacılık

Bankacılık sektörü, ülkemizde en hızlı dijitalleşen sektörlerden birisidir. Bugün bireysel bankacılık işlemlerinin hemen hepsi mobil uygulamalar aracılığıyla yapılabilmektedir. Daha önce sitede başka bir yazıda da bahsedildiği üzere dijital bankacılık ülkemizde günbegün taraftar toplamaktadır. Öyle ki aylık aktif kullanıcı sayısına bakıldığında Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri gibi iki dünya devi ülke bile Türkiye’nin gerisinde kalmaktadır. Ödeme sistemleri, sigortacılık gibi finansın bütün taraflarının dijitalleşmesiyle fintech’lerin ülkemizde ciddi bir oluşuma dönüşmesi sevindirici bir olaydır. Ancak tabi ki de her ne kadar ileride de olsak, 21.yüzyıl dünyası asla bir adım dahi duraklamaya müsaade etmeyecek bir hızda dönmektedir.

4. Perakende

Klasik perakendecilik yöntemi olan B2C, dijitalleşen dünyada P2P bir modele doğru evrilmeye başlamıştır. 2.el alışveriş, ev yapımı ürünler gibi insanların çeşitli şekillerde kolayca perakendecilik yapabiliyor olması mobil uygulamaların onlara sunmuş olduğu platformlar sayesindedir. 2019 yılında mobil uygulamadan yapılan alışverişlerde P2P yöntemi %23 ile ikinci sırada tercih sebebi olarak gösterilmiştir. Mobil uygulama alışverişlerinde geçirilen süreye bakıldığında ise son 3 yılda 9 katlık bir artış görülmektedir. Alışveriş kategorisinde ilk 10 uygulamaya bakıldığında ise 7 yerli, 3 yabancı (birisi ihraç edilmiş) şeklinde bir dağılım söz konusudur. e-ticaret ülkemizde daha uzun yıllar boyunca tercih edilen bir iş modeli olarak devam edecek gibi görünmektedir.

5. Oyun

Mobil oyunlar, akıllı telefonlarla beraber PC veya konsol oyunlarıyla yarışacak düzeyde komplike ve gerçekçi hale gelmeye başlamıştır. İlk başlarda daha çok macera tek oyunculu bir modda oyunlar geliştirilirken 2015 sonrasında çok oyunculu, moba tarzında oyunlar sektöre hakim olmaya başlamıştır. Bu da hem indirilme, hem geçirilen süre hem de satın almalarda oyun sektörünü zaman içerisinde büyütmüştür. Dünya genelinde 2018 yılında mobil dışı oyunlara 60 Milyar USD harcanırken sadece mobil oyunlara 80 Milyar USD harcanmıştır. Bu rakamın 2019 sonunda ise 100 Milyar USD’yi geçmesi beklenmektedir. Türkiye’de 2019 ilk yarısı itibariyle mobil oyunlarda günde ortalama 50 dakika geçirilmektedir. Toplam geçirilen sürenin 175 dakika olduğunu düşündüğümüzde mobil oyunlar, akıllı telefon kullanıcılarının yaptığı her üç aksiyondan birinde kendine yer bulmaktadır denilebilir. Her ne kadar oyuna düşkün bir ülke olarak görünsek de ARPU, satın alma gibi metriklerde halen kat edilmesi gereken çok yol bulunmaktadır. Elbette bu metriklerin geride kalmasında yine satın alma gücünün etkisi yadsınamaz bir gerçektir.

Gelecekte Neler Bekleniyor?

Türkiye halen mobil uygulama geliştirme, yönetimi ve kullanımı açısından her ne kadar bazı sektörlerde iyi olsa da yolun başında sayılır. Özellikle nicelik yerine niteliğe odaklanılması, kısa yoldan kazanç kapısı olarak görülmemeye başlanması ve toplumun ihtiyaçlarına iyi ve kolay bir biçimde cevap verebilme odağında olunduğu sürece hem geliştiriciler hem de kullanıcılar açısından potansiyelinden çok daha hızlı bir büyüme sağlanabilmesi kuvvetle muhtemeldir.

%d blogcu bunu beğendi: